Sene 2002, üniversite 3. sınıfta soğuk bir kış günü, bir öğle vakti ODTÜ Gisam'ın önünden yurtlara gitmek üzere otostop çekmekteydim. Genelde Bilkent tarafındaki kapıdan giriş yapan araçlar geçer buradan; ne ODTÜ'nün ana giriş kapısı olan A1, ne de Yüzüncüyıl çıkışındaki A4 kapısı kadar işlektir. Bilkent tarafından gelenler dışında pek kullanılmaz. Ellerim, ayaklarım buz tutmuş bir şekilde beklerken, beyaz bir Broadway önümde yavaşça durdu. Kapıyı açtım, içinde kalpaklı, kırmızı fularlı bir adam. Arabaya bindim, dışarıdan görünen "Bilkent" stickerının arka yüzünde "öğretim görevlisi" yazdığını farkettim ancak isme dikkat etmedim. Merhabalaştık. Bir süre sessizlik oldu. Sessizlikten sıkılıp "Bilkent'te öğretim görevlisisiniz sanırım" dedim, "Ben" dedi, "yazıyorum, yazarım..." Birden "öğretim görevlisi" ibaresinin altındaki isim dikkatimi çekti; "Yalçın Küçük". Yalçın Küçük'ün önemli bir yazar ve araştırmacı olduğunu biliyordum. "Türkiye Üzerine Tezler"i duymuştum, biraz karıştırmışlığım da vardı, ama o kadardı, ne bir fotoğrafını görmüştüm, ne de başka neler yazmış diye araştırma ihtiyacı duymuştum o güne kadar. Arabaya bindiğim ilk andaki sessizliğin neden kaynaklandığını anlamıştım, onu tanımamı bekliyordu, tanımamıştım. Sonra "aa, siz Yalçın Küçük'sünüz", "kitabınız şöyle iyiydi" tarzı cümleler kurmaya çalıştıysam da iş işten geçmişti. Notum verilmişti. Hangi bölümde okuduğumu sordu, cevabın "kimya mühendisliği" olması ne kadar hafifletici bir sebep olmuştur bilemem ama kütüphanenin önünde arabadan inerken ortamda daha pozitif bir hava olduğu kesindi. Söyleyebileceğim tek şey gerçekten bir karizması vardı. Sanırım ben de bundan etkilenerek yurt yerine kütüphanede inmeyi tercih etmiş, çantamda bir Yalçın Küçük kitabıyla odama dönmüştüm.
Bütün bunları nereden hatırladım, odatv.com'a yeni eklenmiş Yalçın Küçük konuşmalarını dinlerken... Yalçın Küçük yine güzel güzel anlatmış, gerekli yerlere giydirmiş. Bir de "Doğu Birliği" projesinden bahsetmiş; Musul'u alalım, hatta Azerbaycan'la birleşelim demiş ki, çok aklıma yattı ne yalan söyleyeyim. Dinleyelim, dinletelim.
Yalçın Küçük'ün benim için ayrı bir yeri de, sevgilim, kocam, herşeyim Korhan'la tanışmamıza vesile olmasıdır. Onu da sonra anlatayım...
Yay !!! We are on the nice list!
10 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder