21 Ekim 2009 Çarşamba

lale

Lale figürü..Bu lale bir şekilde Türkiye'nin simgesi oldu da haberimiz yok, THY uçaklarında, tanıtım filmlerinde her yerde lale var... Şimdi de yeni kimlik kartlarında... Lalenin benim bildiğimden farklı anlamları da olmalı diyerek internette küçük bir araştırma yaptım. Tasavvuf yönüm biraz zayıf olduğundan sanırım, elde ettiğim sonuçlar beni biraz şaşırttı, başkalarını da aynı ölçüde şaşırtır mı bilemiyorum.

Lale, tahmin ettiğim üzere tasavvufi göndermeleri olan bir çiçekmiş, zira lale figürü Arapça alfabede Allah'ın harfleri ile çizilebiliyormuş. Ancak asıl ilginç olan lale sözcüğünün "ebced hesabı"na göre 66'ya tekabül ediyor olması. "Ebced hesabı" nedir derseniz, Arapça'da baştaki elif harfinden başlanarak, her harfe, birden ona kadar birer birer, ondan yüze kadar onar onar, yüzden bine kadar yüzer yüzer arttırarak bir değerin verilmesi. Bu sisteme göre Allah kelimesine karşılık gelen rakam da 66. Dolayısıyla lalenin diğer çiçeklere göre yeri ayrıymış İslamiyet'de. Bundan kelli tasavvufta gül Hz. Muhammed'i, lale ise Allah'ı simgelemekteymiş. Daha da ilginci 66 rakamına karşılık gelen diğer bir kelimenin ise "hilal" olması... Türklerin zamanında bu sebepten hilali sembol olarak seçtikleri söylenmekte.

Peki şimdi ne olacak? Elimizde zaten e
bced karşılığı 66 olan, bayrağımızda bulunan hilalimiz vardı. Bu laleler son dönemde neden ortaya çıktı? Bana kalırsa hayatın her alanında bir "Araplaşma" sevdası yaşandığı ülkemde, "hilal" bile fazla Türk gelmekte birilerine. İlla ona da Arap bir rakip çıkarmaları gerekmiş gibi, fırsatını bulsalar Türk bayrağından hilali çıkarıp yerine laleyi koyacaklarmış gibi... Çok mu art niyetli düşünüyorum bilemiyorum ama böyle hissetmekten kendimi alıkoyamıyorum. Hepimizin farkında olduğu gerçekler var, hiç bir zaman bu kadar uzak olmadı yurdum insanı birbirine, bu kadar kutuplaşmadı. Nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama insanı laleden bile soğutuyorlar işte...

14 Ekim 2009 Çarşamba

Spirit of Pink Floyd- 250909

O Cumartesi bu konsere gitmek son zamanlarda verdiğimiz en iyi karardı sanırım. Pink Floyd ruhunu hissetirmek idiyse amaçları, bunu fena halde başardılar. Solist, basçı, iskoç etekli şaklaban saksafoncu, baterist, her türlü gitarı çalabilen abla ve sağa sola salınan "iri" vokalistlerle oldukça iyi bir ekip olmuşlardı. Çok başarılıydılar. Dünyada yapılabilecek en güzel işlerden birini yapıyorlar bence. Helal olsun.






Uyduruk fotoğraf makinamla çekmeye çalıştığım iki şarkının kaydı var videoda. "Wish You Were Here"la, "The Wall". Sesi kısıp izlemekte fayda var, zira çoğu yeri pek bir cazır cuzur. Yine de bir fikir verebilir...



" What have you found? The same old fears"

...
"Her güzel şeyin bir sonu var" di mi?


maç

Azerbaycan bayrağı yasakmış. Sömürge miyiz (lan) biz?