TRT Radyo 3 hayatımda büyük bir boşluğu dolduruyor. Bir sürü yeni şarkıcı ve grupla tanıştım sayesinde. Arabanın içinde bulabildiğim kağıt parçasına şarkıların, şarkıcıların isimlerini yazma çabamı görseler bana dinleyici ödülü verirlerdi herhalde.
Bir de hangi ruh hali içerisindeysem ona uygun şarkılar çalmakta üstlerine yok. Öğle arasında fadolar, akşam iş çıkışı latin dans parçaları, haftasonları klasik müzik, pazar sabahları klasik müzik bestecilerini tanıtan çocuk programları, pazartesi akşamları Ahmet Kanneci... Ya da alakasız bir anda karşına çıkıveren Lalo Schifrin, Henri Mancini, Micheal Buble...
Çok seviyorum ben bu radyoyu ya.
Neyse efendim sadede gelelim. Hamileliğin 2. 3 ayında çok enerjik olursun demişlerdi de inanmamıştım. Gerçekten öyleymiş. Enerji patlaması yaşıyorum, tutmayın beni, 100 m'de dünya rekoru kırmaya adayım, Usain Bolt da kimmiş.
Bu sabah arabada enerji patlaması yaşarken Radyo 3 yine enerjime uygun şarkılar çalmaya başladı. Hele bir şarkı çıktı ki, kendimi kaybettim. Öyle bir ritmi var ki, yerimde duramıyorum. Sesi sonuna kadar açtım, oturmalı danslar yaptım arabanın içinde. Şarkı bitiminde hemen kağıdı, kalemi kaptım grubun adını yazdım. Duyabildiğim kadarıyla "Japon Kodo Topluluğu ... nana fuşi" diye bişeyler not etmişim. İş yerine gelince ilk işim internetten grubu aratmak oldu. Şarkılarının adı Strobe's Nanafushi'ymiş. Youtube'dan dinledim aynı şarkı, bomba, ama tek bir farkla. Benim dinlediğim remix'de arada mehter marşı da çalınıyordu. Evet, mehter marşı. Ben kim mehter marşı kim. Lakin mehter marşının bir parçaya bu kadar güzel remixlendiğini bu kadar yakıştığını görmemiştim hiç. Mehter marşı dedim Nanafushi dedim, öyle arattım böyle arattım bulamadım bi türlü internette. Ben o remixini dinlemek istiyorum, lütfen bulun onu bana, ben de hamileysem ben de buna aşerdim işte.
Herneyse, sabah Radyo 3 bununla da kalmadı, üstüne bir de Pitbull'dan I Know You Want Me patlattı ki, bende artık işe gidecek hal kalmamıştı. Korhan'ı işe bırakmadan önceden "Korhan beni diskoya götür" dediğimi hatırlıyorum.
Öyle ya da böyle ofise ulaştım işte, o enerji bende hala devam etmekte, hatta görüldüğü üzre tembellik yapmayıp bir de bu enerji patlamasını yazıya döktüm, o kadar yani.
...
Bir de, dün çok güzel bir haber aldım: Bir oğlum olacak. Kabak kafalı "Fırat"lı rüyalarım, tüm o içime doğmalar doğruymuş, tabi Çin takvimi de. Umarım herşey yolunda gider, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilirim.
işalla subaneke işalla yareppim sübaneke işalla dinimiz amin. :)
PS. http://www.youtube.com/watch?v=zvD_37lX8-Y&feature=related