14 Haziran 2010 Pazartesi

melone

Reflü hayatımı karartmaya devam ediyor.

Reflüden dolayı yiyemediğim meyveler: Karpuz, kiraz, kayısı, erik, şeftali, çilek... Bir parça yedikten sonra saatlerce kıvranıyorum.

Yiyebildiklerim: Kavun, abartmamak kaydıyla. İyi ki kavun var... Umarım yiyebildiğim başka meyveler de keşfederim.

Bütün kış yaz meyvelerinin hayalini kurmuştum halbuki... Yine de hırs yaptım ve onları yemenin bir yolunu buldum: Komposto. Hayatımda en çok komposto yaptığım ve yediğim dönemdeyim. Yemeklerden sonra soğuk bir komposto heartburn'e de birebir. Bu yazın mottosu: "en iyi meyve haşlanmış meyvedir".

...

4 günlük bir Altınova arası ve bugün işbaşı.

Foça'daki akşam yemeğinde ilk 3 aylık dönemde oluşan balık fobimi kısmen yendim, bu iyi bir gelişme. Herkes balık yemem için üstüme geliyor. Neymiş efendim komşu bilmemne hanım, hamileliğinde hep balık yemiş oğlu 3 yaşında okumayı sökmüş. Daha bir sürü hikaye... Yine de pisi balığı iyi bir başlangıçtı, o tarz balıklar yiyebilirim sanırım. Tabi ağır metal oranını da bir gözden geçirmek gerekir.

4 ay geride kaldı. 5. ayın içerisindeyim. Karnım Afrika'lı çocuklarınkine benziyor. Bu akşamki doktor randevusunda çocuğun cinsiyetini öğrenmeyi ümit ediyorum. Hadi bakalım.

Hiç yorum yok: