31 Temmuz 2012 Salı

kiraz mevsimi geçti, dut mevsimi de
hala denize giremedim

çay

Kütüphanelerde çay servisi yapılsa Türk halkının başarıdan başarıya koşacağı kesin. Bütün geri kalmışlığımız bu yüzden, inandım. Çaysız bi çalışma sürdürülebilir değil. Masadan kalkıp bi alt kata çay içmeye iniyosun ya, o yüzden sürmüyo. Uzun süreli konsantrasyon gerektiren konularda çaysız bir ortamda başarı sağlanabilmesi imkansız. Yeter artık, Türk halkını kör kütüphanelerde çaysız bırakmayın. 2 demlik çay getirseniz şuraya, sanayide verimliliği arttırırız, tıpta yeni ufuklar açar şu pırıl pırıl öğrenciler sizlere.

Neyse, ben gidip bi çay içeyim.

library

Akkılıç kütüphanesinden bildiriyorum. Pek yakında TUS sınavı var gibi gözüküyor. Dahiliyeciler, pediatriciler hep bi arada inekliyoruz. Cuma günü sertifika sınavım var, evde malum Levoş'un elinden kurtulup çalışmak pek mümkün değil. Dolayısıyla işten 2 gün izin aldım, geldim buraya, ancak konular pek yetişecek gibi durmuyor. Herneyse, yine de 6 sigmanın eğitim kısmı hayatımdan bir şekilde çıkacağı için çok mutluyum.

Yalnız kütüphanede çalışmak bi zulüm, burada sadece su içmeye izin var. Çantamdan gizli gizli çıkardığım bisküviyi ağzıma atarken güvenlik görevlisine yakalandım. Bana taktı artık, gözü hep üstümde. Keşke herkes görevini böylesi bir ciddiyetle yapsa. Görevli arkasını dönse de, 2. bisküviyi ağzıma atsam diye bakıyorum. Kafa çalışınca karın acıkıyor sayın güvenlik görevlisi, öyle boş boş gezip, arada günlük gazeteleri okumaya benzemiyor bu işler.
Off neyse çalışayım ben, en azından güvenli ellerdeyim, bi yığın pratisyen doktorun arasında. Dua edelim de uzmanlık gerektiren bi durumumuz olmasın.

Saygılar.

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Biz otururken gezen, gezerken de oturan (kucakta) insana Levent denir.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

These little town blues, are melting away...

Eridik bittik be Bursa...

Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki, çok küçük ve sıkıcısın, üstelik su delisi oğlumu hala denize götüremediğim için duyduğum suçluluğa da bi gram iyi gelmiyosun.

Belediyelere tavsiyem: Bütün süs havuzları çocuk havuzu olarak yapılsın. Anneler de çocuklar da bu işkenceden kurtarılsın. Çocuk canı isteyince istediği havuzda istediği gibi cıbır cıbır yüzsün.

PS. Evimizin dibinde kocaman bir açık-kapalı olimpik havuz olduğu gerçeği de bu koşullarda bi iyileştirme sağlamıyor ne yazık ki. Onu argüman olarak şey etmeyelim lütfen...

20 Temmuz 2012 Cuma

son zamanlarda net olarak anladığım bir şey varsa o da kendime ayırdığım tek zamanın evden işe giderken araba kullandığım zaman olduğudur. bu tespit sonrasında bu zamanı en iyi şekilde geçirmek için aksiyon almaya karar verdim. ne zamandır paraya kıyıp almadığım, en güzel ve dolayısıyla en pahalı CD'leri tek tek almaya başladım. sırayla hepsini keyifle dinliyorum arabada. "bana lükslerimi verin, ihtiyaçlarım olmadan da yaşarım" diyen Oscar Amca, hakkın var vallahi de billahi de.

17 Temmuz 2012 Salı

son olarak bu grafiği gördükten sonra yatmaya karar verdi. ne bu la? naaptım ben? neredeyim?

13 Temmuz 2012 Cuma

Aylaklığa Sövgü

Bursa'da sanat sepet ortamı vs. gelişmiyorsa bir sebebi var kardeşim. Özel sektör hakim bi şehirde millet bütün gün çalışıp eve gidince yorgunluktan yatacak yer arıyor kendine. Tiyatro mu? Peh, iyi bi uyku için neden olmasın?
Efendim Ankara'da kültürel ortam pek bi gelişkin. E gelişkin olur tabi, hemi de boylu boslu olur serpilir. O bohem memurlar, öğrenciler, akşama kadar güç topluyolar tabi konsere tiyatroya akmak için.

Biz Bursalılar sömürülen kültürlenmeyi düşünemeyecek kadar ölümüne yorulan zavallılarız.

Angara'da bürokratlar, memurlar gayet güzel maaşlarla(n) parayı hangi kültürel aktiviteye harcayacağına şaşıra dursun, Bursa'lı işçiler ve hatta memurlar patronları kar etsin diye gece gündüz demeden 3 kuruşa çalışmayı kendilerine görev edinmişlerdir...

Kültürsüzlüğümüz onurumuzdur. Nokta.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

kahvaltısız güne başlayıp, sonrasında açlığa dayanamayıp, kantine poğaça almaya gidip, poğaça bulamayıp, sona kalan o bol margarinli böreği alıp, açlıkla o böreği hızla mideye indirip, sonrasında mide asidiyle kıvranmak, küfretmek...               

En son öğrenciyken yemiştim o sefil böreklerden, bi daha aynı hatayı yapmam için bi on yıl daha geçmesi gerekecek sanırım.

margarin yasaklansın, bu ne ya... :(

8 Temmuz 2012 Pazar

"cısv villages
nations gathered free
we had fun
all we live as one"

sabah sabah kalktım kafamda bu şarkı. ah ah, hazırlık sınıfım inallıların cisv hikayelerini dinleyerek geçti. bi de hocamız durmadan bu ekibi tahtaya kaldırıp bu şarkıyı söyletirdi. hafızama öyle bir kazınmış ki, unutmam mümkün değil. çoluğa çocuğa karıştım hala unutamadım yahu. unutamadığım bişey daha varsa o da tekkaşın ezberlettiği dulardır. gelenek göreneklerine bağlı modern dünyadan da nasibini almış örnek bireyler olarak yetiştiğimiz gerçeğini bir kez daha ortaya koyduktan sonra herkese iyi pazarlar dileyerek yazımızı burada noktalıyoruz.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Geçen Botanik Park'daydık... Bizi bıkmadan usanmadan uzun uzun çeken Sinem arkadaşıma teşekkürlerimi sunuyorum.

Elbet bir gün Central Park'da da Levoşumla suyla oynarız diyerek konuyu bağlıyorum.

Saygılar.

3 Temmuz 2012 Salı

Allah kimseyi yaz sıcağında imalatta kesici takım-yağ denemesi yapmak zorunda bırakmasın, amin. Düşmanıma bile reva görmem, o derece yani.

"betonun ortalaması 30"muş...