Anadol'u ineklerin yediği söylenmekte, Trabi'yi bir Yugoslav tarlasında domuzların yediği görülmüş "Black Cat, White Cat”de. Halbuki bir petrol türevi olan fiberglas kaportaya sahip bu iki aracı da hayvanların yemesi mümkün değilmiş.
İkisinin de fan klüpleri var. Trabi'ninkiler her yıl Zwickau'da, Anadol'unkiler ağırlıklı olarak Bursa'da toplanmaktalar.
DDR Trabi'yi üretirken ne kar amacı gütmüş, ne de Trabi'yi bir lüks nesne olarak görmüş, amaç sosyalist insanların refahını arttırmak, dolayısıyla sosyalizmin üstünlüğünü ispatlamakmış, eh bol bol üretilmiş tabi. Bundan 15 yıl kadar önce 1 milyon kadar Trabi varmış Almanya'da, toplamda 3 milyon adet üretilmiş. Bizim kavruk Anadol da Türk otomotiv sanayini geliştirmek gibi ulvi bir amaca hizmet etmiş olup toplamda 99766 adet üretilmiş.
Şu an 38912 adet kayıtlı Trabi bulunmakta Almanya'da, kayıtlı Anadol sayısı da o civarda olsa gerek.
Almanlar Trabi'le fena dalga geçmekteler, zira Trabi şakaları diye bir kavram türemiş Almanya'da. Örneğin:
Trabi'in değeri ne zaman iki katına çıkar?
Deposu dolunca.
Trabi yeşil ışıkta duruyorsa ne olmuştur?
Lastiklerine sakız yapışmıştır.
Bir Trabi'yi kaç işçi yapar?
İki; biri katlar biri yapıştırır.
Trabi neden motorsuz üretilir?
Ülkede herşey yokuş aşağı gittiği için (1989'dan)
Mükemmel arabalar üreten Almanlar'ın bu ukalalıklarını hoşgörüyle karşıladığımı belirtmeliyim.
Bizim de Almanlardan kalır yanımız yok hani, Anadol'u ne keçilerin yediğini bıraktık, ne eşeklerin...
Herneyse,
Trabi ve Anadol
İkisi de kardeştir benim nezdimde...
Anadol

Trabi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder