27 Mayıs 2009 Çarşamba

Kapıcı Daireleri

Bu evler aslında ikiyüzlülük simgesi. Kendimiz için istediğimizi bizden olmayanların da hakkı olabileceğini düşünmediğimizin kanıtı. Lüks ya da belli bir standardın üzerindeki evlerde oturan bizler, belki az ötedeki varoşlardaki yaşam standartlarını fazla umursamıyoruz. Ancak durum kapıcı daireleri gibi hemen kapı komşumuza geldiğinde de bu duyarsızlık devam ediyor.

Güneş girmeyen eve doktor girer. Evlerimiz olabildiğince güneş alsın diye uğraşırken 15 dairede 1 dairenin incecik bir banttan, evin genelde sadece 1 odasına hem de sokak kotundan ışık almasını rahatlıkla kabulleniyoruz. O dairelerde yaşayanlar da genelde en kalabalık hane halkı. Yani en mutena semtlerde bile nüfusun yüzde yedisi gayri insani koşullarda yaşıyor. Yeni yapılarda belirli bir standart olabilir kapıcı daireleri ile ilgili. Ancak hali hazırda bulunan binlerce apartmandaki durumu iyileştirmek için niçin adım atılmıyor. Bahçe alanında biraz kaybederek oluşturulacak şeve açılan yere kadar uzanan pencereleri olsa bu dairelerin. Hem belki böylece daha güler yüzlü bir hizmet de alınır. Hepsinden önemlisi toplumdaki adalet ve eşitlik duygusu gelişir, herkes kabullenilir bir noktaya gelebilir. Parası olmadığı, az kazandığı için hiçbir vatandaşın kaderinde gayri-insani yaşamak olmaması gerektiği de herkesçe anlaşılır.

Hiç yorum yok: