9 Eylül 2008 Salı

3,2,1 ve start

Rüyasında tatile gitmişti bir adaya, daha doğrusu bir tatilin ortasında buluvermişti kendini. Çılgın kumsal partileri, yerliler, Hawai tadında, kavun karpuz muz yenen, yaz ortası, danslar, ateşler, gençler, eğlenenler, öyle bir ada. Bir yandan adaya nasıl geldiğini anlamaya çalışırken, yanında eğlenen yüzünün hafif netleşmesiyle -film gibi oluyor bu rüyalar nedense- bir yerlerden tanıdık gelen yabancıya bu adanın adı ne ola diye sormuştu. Yabancı yanar dönerli kokteylinden bir yudum alıp "Sambamelone dostum" demişti, ve o an uyanmıştı işte. Adanın adını duymasıyla rüya bitmişti, gözleri açılmıştı. Gözlerini kapattı tekrar, rüyaya kaldığı yerden devam edebilmek için, rüyadaki son sahneyi aklına getirip kaldığı yerden devam etmeye çalıştı, olmadı. Bir daha göremedi Sambamelone'yi... Daha sonra bu adanın ismini bir kaç arkadaşına söyleyince dalga geçmişlerdi. Ne biçim isim bu, çok komik ya, demişlerdi. Her gece Sambamelone'ye gitmek hayaliyle uykuya dalmıyor elbette ama bu aralar gidebilse çok güzel olurdu.

Rivayet olunur ki bu rüya Lost'dan çok önce görülmüştü.

2 yorum:

eylembilge dedi ki...

edebiyat dünyasına bu mütevazi dönüşünüzü kutluyorum özge hanım..umarım bu sefer ki ziyaretiniz daha uzun bir zaman alır:)

friends are good but sisters are forever:)))

hakkımda dedi ki...

özge niye son zamanlarda niye herkes bloguma "özge yazıcıoğlu" diye arayarak geliyor? kendi okuyucumdan çok senin hayranların ziyaretçilerim.