29 Eylül 2013 Pazar

16 Ağustos 2013 Cuma

Gittim gideli bebek:
- 2 çocukla yazlıkta ben, sabah denize gittiğim mayomu yıkadıktan sonra asıp kurutmaya fırsat bulamadım bi türlü. Akşam ıslak mayoyla denize gittim hep.
- Kafam dalgınken bi kere çataldaki karpuzu Levent yerine Mete'ye yedirmeye kalktım.
- "20 dollars in my pocket"lı şarkıyı çok sevdim.
- Akıllı telefonsuz internetsiz kaldım, terketmedi sevdan beni.
- Levent'e yemek yedirmeyi başaramadım, hayal ettiğimiz gibi denize girince iştahı açılmadı. Dolayısıyla daha da zayıfladı. Oğlumuzun kafa/vücut orantısı orantısız bir şekilde artmakta.
- E biraz form tuttum...
Levent sıkıldığı için gitmem gerekiyor, bu yazıya bilahare devam edeceğim...



25 Temmuz 2013 Perşembe

Sevgili Milan,

Uzun yıllardır şerefle taşıdığın "nezdimdeki en yakışıklı futbolcu" ünvanını dün itibarıyle Pinto'ya kaptırmış bulunuyorsun. Dün Acıbadem Hastanesi'nde kendisini peşindeki "basın ordusuyla" yakın mesafeden görmem sonucunda bu ünvanı artık onun taşıması gerektiğine karar verdim. Haklısın, biraz şımarık ve kendini beğenmiş, senin beyefendiliğinin onda biri dahi onda yok ancak kısmet böyleymiş, ne diyelim...
Kendine çok iyi bak Miloşcuğum.
Sevgiler.

PS. Tüm futbolcular içerisinde en estetik kol kaslarına hala senin sahip olduğunu düşünüyorum.
out
in

14 Temmuz 2013 Pazar

ignorant zombi

8 saat uyuyamayınca inanılmaz tahammülsüz ve sinirli oluyorum. Hele sabaha karşı bebeği uyutup tam uykuya dalacakken Levent uyanıp da istediğini yaptırmak için avazı çıktığı kadar ağlayınca içimdeki dayakçı Türk depreşiyor. Kendi kendime şaşarak çocuğa tokat atmamak için kendimi ne kadar zor tuttuğumu farkediyorum. Halbuki normal zamanda öpmelere doyamam Levoşumu...
Bunu neden mi söyledim şimdi, çünkü 'uykusuzluk'un nasıl büyük bir bela olduğuna, 'yanlış ellerde' nasıl bir silaha nasıl dönüşebileceğine dikkat çekmek istiyorum. "Polisler eylemlere müdahale ederken nasıl bu kadar canavarlaşabiliyor?" diye sorduk ya hepimiz kendimize, hatta Ayşe Arman son röportajında direkt olarak polislere sordu. Adamlar da bir çok sebebin yanında asıl neden olarak bunu gösterdiler, yani uykusuzluğu. Öyle böyle değil, adamlar 57 saatlik uykusuzluktan bahsediyor. 57 saat uykusuzsun demek artık bir zombisin demek. Kontrol sende değil içindeki o hayvanın en yontulmamış en çıplak halinde demek. Hele bu zombileşme sürecinin 'cahil'* bir bireyde gerçekleştiğini düşünürsek... En korkunç kötü kahramandan daha da korkunç bir kötü kahraman açığa çıkmaz mı? "Ignorant Zombi" filmini  31 Mayıs'tan beri tüm kanallarda izliyoruz...
Velhasıl bu faşizm işini biliyor a dostlar...


*Hareket halindeki cehaletten daha korkunç hiçbir güç yoktur."
Bernard Shaw